×

Kurumsal

Künye Kullanım Sözleşmesi Gizlilik Politikası Yayın İlkelerimiz Özel Üyelik

Haber Kategorileri

Gündem Ekonomi Siyaset Asayiş Eğitim Sağlık Yaşam Spor Eskişehir tanıtım İlçeler Röportajlar

Medya

Foto Galeri Web TV Canlı TV

Makaleler

Yazarlar Makaleler

Servisler

Seri İlanlar Firma Rehberi Biyografiler Nöbetçi Eczaneler Namaz Vakitleri Kripto Para borsası Faydalı linkler Kripto Para Borsası Puan Durumu Fikstür Anketler

Destek

Üye Ol Giriş İletişim

Burak Zincir

Yeni sezona 3 puanla 'merhaba'

Yeni bir sezon, yeni maceralar… Eskişehirspor, önceki gün 15 yıl aradan sonra düştüğü 2. Lig’de ilk maçına çıktı, oldukça güzel bir başlangıç yaptı Bursa’da galip gelerek…. Yeni sezonun ilk yazısında gelin, bu yaz Eskişehirspor’da neler yaşandı, yakın geçmişe gidelim olayları kısaca hatırlayalım, bahsedilecek çok konu var…

TFF 1. Lig’den düştükten sonra Mustafa Akgören ve yönetimi görevi bıraktı. O günlerden sonra işte çileli günler başladı Es-Es için… Şehirde Eskişehirspor başkanlığı için kimse aday olmadı, arka arkaya kongreler ertelendi, kongre salonlarından eli boş döndük, adeta kulüp tarihine geçildi kongre ertelenmesinde. Transfer yasağının kaldırılması ve kulübün temel ihtiyaçlarının karşılanması için kurulan divan kurulu ellerinden geldiğince ve özveriyle çalışarak kulübü son yapılacak kongreye kadar taşımayı başardılar… Uçuruma yuvarlanmadan önce biri çıkıp buna bir dur demesi gerekiyordu ve 27 Temmuz’da babadan oğula mirası devralarak Mehmet Şimşek, ateşten gömleği üstüne giydi siyasi kimliğini yere bırakarak..

 

Başkan Şimşek o gün kürsüde üstüne basa basa eski kırgınlıkların, küslüklerin artık kenara bırakılmasını ve bundan sonra yola BİZ olarak devam edileceğini dile getirdi. Bunda da son derece haklıydı… Kulüp artık dibe vurmuştu, kapanmaya, yok olmaya ramak kalmıştı. Bu saatten sonra kırgınlık, dargınlık olmazdı… Söz konusu 56 yıllık koca çınar Eskişehirspor idi.

......
27 Temmuz’dan sonra işler kırmızı-siyahlılarda hafiften rayına girmişti.. Hemen takım toparlandı ve yeni sezon hazırlıklarına başlandı. Forma sponsorluğu anlaşması yapıldı ve lig hazırlıkları başladı… Bu dönemde geçen sezon oynayan kadrodan neredeyse bir ilk 11 takımdan ayrıldı… Ebrar’dan Mevlüt’e Mehmet Özcan’dan İbrahim Halil’e, Hamed’den Furgan’a… Sonrasında anlayacağınız ‘BİZ BİZE’ kaldı. Gidenlerin kendi seçimi, saygı duymak lazım.

Teknik direktörlük için geçen sezonlarda Mustafa Özer’in ekibinde yer alan dinamik, hedefleri olan Cem Karaca ile anlaşıldı.. Cem Hoca, anlaşma yapılırken, ‘Bu kulübün ikinci Fuat Çapa’sı olacağım’ demesiyle Başkan Şimşek ve yönetimin takdirini kazandı. Açıkçası benim de hoşuma gitti öyle bir söz kullanması… Tesislerde antrenmanlar başladı. Son olarak Bolu’da bir haftalık kamp yapıldı; orada 2 hazırlık maçı oynandı. Orduspor’a yenildik, Karabükspor’u 2-1 yendik.

 

Tüm hazırlıklar tamamlandı ve artık lig için takım hazırdı. İlk rakip Bursa’nın mütevazı ilçesinin takımı Karacabey Belediyespor’du. Oldukça genç ve tecrübesiz bir takımla, Türkiye Liglerinin en sert ligine başlamak büyük handikaptı.. Çünkü 2. Lig’de teknik taktikten ziyade çoğunlukla fizik üstünlük, maçlarda ayakta kalmak daha ağır basıyor. Karacabey’de maç başladı, bizim çocuklar sahanın her yerinde rakibe press yapıyor, adım attırmıyor. Daha ilk dakikalardan oyun üstünlüğünü ele aldık… İlk 10 dakikada sanki rüyada gibi hissettik kendimizi… Açık konuşalım bu kadar etkili bir maç başlangıcı beklemiyorduk… İlk çeyrek sonunda da bu baskının sonucunu aldık. Utku’nun uzun topu, Buğra’nın ince kafa pası ve Onur Arı’nın Avrupai top kontrolü ve sol ayakla şık vuruşuyla 1-0 oldu. Tüm takım kenarda golden sonra kenetlendi, görüntü müthişti.

...

Bizim Çocuklar baskıya devam etti, dururlar mı hiç? Rakibe göz açtırmıyorlar, ilk yarım saat geçti, dakikalar 33. Yine uzun top. Onur Arı hareketlendi, kaleci kalesini terk etti. Onur’un hangi ayağıyla vuracağını tahmin edemedi. Onur sol ayakla aşırtmasıyla Türkiye Süper Liginde bile zor atılacak bir gole daha imza attı. Keşke imkan olsa da bu golü Ulusal spor kanalları ekrana getirse, tüm Türkiye izlese. Böyle aşırtma gol ancak Avrupa sahalarında olurdu çünkü. İlk yarıyı 2-0 önde kapattı. Rakibin sadece cılız bir şutu var. Başka da bir tehlikeli pozisyonu yok. 

 

İkinci yarı başladı, ev sahip ekip doğal olarak gol için yüklenmeye başladı. İlk yarı tek kale oynayan Es-Es’ti, şimdi ibre Karacabey’e döndü. 60 dakikayı 2-0 ile geçtik. Bizim çocuklar hafiften tempoyu düşürdüler tabi… Son çeyrek dilime girilirken galibiyet kutlamalarına başladık. 77’de Bartu’nun kontrolsüz yükselmesi ve penaltı oldu. Cengiz Alp penaltıda biraz erken yattı, kurtarılabilecek bir vuruştu o çünkü. Skor 2-1 oldu. 

 

Maçın sonuna 7 dakikalık uzatma eklendi. Biz heyecan içerisindeyiz, 90+10’da maç bitti ve 3 puan bizimdi. Maç boyunca tatsızlıklar yaşandı. Maç sonunda da kavgalar yaşandı: ‘2. Lig’e hoş geldiniz!’  Buna benzer olaylar 2. Lig’de çok oluyor, alışmak lazım.

 

Zorlu bir lige 3 puanla başlamak önemli. Çünkü Ulusal Kulüp Lisansın alınamamasından dolayı 3 puanımız silinecek ve 0’a ineceğiz maalesef. Karacabey’deki oyun anlayışının Pazar akşamı ilk iç saha maçında Şanlıurfa'ya karşı da sergilenmesini bekliyoruz. 

YORUM YAPIN

Yorum yapmak için üye olmanız gerekmektedir. Üye girişi yapmak için Tıklayın

SHS | Copyright © 2021